Ben gelmedim dava için, benim işim sevgi için, dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim...

28/1/2009 - bir avuç kum



  • bir avuç kum ile kaç katre vurabilirim
    kaç katreyi bu kumsaldan kovabilirim
    beyhude sıktığım yumruğum,
    gıcırdattığım dişlerim.

    yakamoz yakamoz feryatlar
    mor sinekler, körpecik yanaklar
    arşı daraltan al kanatlar
    bir avuç kum ile kaç katre vurabilirim

    amazon, nil, kızılırmak...
    mademki hüneriniz akmak,  gözümden akın
    hey deryadakiler! kaldırın başınızı bir bakın
    bir avuç kum ile kaç katre vurabilirim

    adım ahmet: babam şehit
    adım nur: abim şehit
    adım müslüman: ben şehit
    bir avuç kum ile kaç katre vurabilirim
    kaç katreyi bu kumsaldan kovabilirim




2 Yorum İzli - Yorum ... Bağlantı

4/10/2008 - kardeş xha'ya mutluluklar...



Zor...
Mutluluk iksirininden sızan hüznün eşkalini tanımak...
O eşkal ile dehlizlerde sürek avına çıkmak...
Fezanın her bir kuytusunda, şeyda bülbül olan gözlere, susmayı telkin etmek...
O'nu üzme ihtimallerine canlı bomba olsun diye:
Bir damla gözyaşı için bin paravan sipariş etmek...
Zor...

Zamanın O'nlu fotoğraflarından sadece O'nu makaslamak...
O'nunla gelmiş iyiliklerde saklı her yaralı ceylana,
Gamın hüsranından necat olsun için, gözü dönmüş sırtlanlar savmak...
Gamın hüsranına muhayyelede saygı nöbeti yazmak...
Her bir silüete ya oysa! yaftası takmak...
Zor...

xha isminin sedasından doğan uşakların,
hepsi deniz gözlü, hepsi toprak tenli,
herbiri yağız atlı cihangir edalı...
İstanbul'un da gözü gelin görsün diye...
İstanbul'u özlemek, gelinini özlemek...
Zor...


Mutluluklar dilerim xha!

3 Yorum İzli - Yorum ... Bağlantı

1/6/2008 - nerden bileceksin...

 

 

Bugün uslu duramayacağım. Kösedağ'a çatacağım.

Bir bukle bağlama tınısı ile çözülen hafifmeşrep gözyaşlarıma aldırmadan çatacağım.

Velevki müştekilerimin ahı Kösedağ şahikasından savuşsun; çatacağım...

 

Sen ki Kösedağ dağsın, dirisin.. sağsın.

Ne menem afetleri savuşturdun, (Allah bilir)

lakin hala körpesin, hala ağsın!..

 

Üzerinde aylarca balayı yapan karlar,

bir fidancık  bile doğurmazlar.

Bedenine zaman olan fırtınalar,

bir sütrene kalk gidelim demezler.

Dileyene kaldırım taşısın,

dileyene de en baba muhafız,

biri alnından öperse aşkolsun!

Vallahi zillettesin, billahi zillettesin...

 

Ben olsam...

 

Nerden bileceksin!..

 

 

5 Yorum İzli - Yorum ... Bağlantı

30/5/2008 - Burukluk.

 

 

Merhaba!

Ne demek merhaba?

Merhaba: sana ve sana ait olana zararsızım, benden yana selamettesin demek.

Öyleyse,

Merhaba, ey cemaat-i blog!

 

Kağızman'dan Iğdır istikametinde ilerlerken

heybetinden irkildiğim Ağrıdağı,

merhaba sana!

Merhaba, Ararat şahikasını,

elinde teskeresiyle

anasını kucaklayan yiğitçe kucaklayan bulutlar!

Merhaba Iğdır!

 

Ağrıdağı, Ağrıdağı!

Yüreğimde bir burukluk var.

Güçlüden ürkmenin burukluğu...

Çok muhteşemsin.

Senin duruşunda bir asalet,

bir ön merhaba hali var.

O gücün sahibisin lakin

Konya ovası kadar naifsin.

Her cihete hakkıyla merhaba deyişinle

çekim merkezisin.

 

Ya büyük olduklarını düşünen insanlar!

Siyasi büyükler!

Ekonomik büyükler!

Sosyal büyükler!

Tarihi büyükler!

Bendeki:

Bütün bu büyüklüklere merhametsizlik eklendiğinde

olacaklardan ürkmenin burukluğu.

 

İçim buruk Ağrıdağı.

Gözlerimde şehit kanı nemi var...

 

Hürmetlerimle.

 

 

 

 

 

 

 

yok Yorum İzli - Yorum ... Bağlantı

29/5/2008 - not defterimden.

   

 

   Vaktiyle Ardahan'lı çok değerli bir ahbabım vadı. Cezbeye geldiğinde Yalnızçam ormanını bir anlatırdı ki sanırsınız Yalnızçam tüm Türkiye'yi ihata etmiş. Ahbabımın hatırı mıdır, cezbeli anlatımı mıdır bilinmez Yalnızçam o gün bu gün çekerdi beni. Şükür kavuşturana Yalnızçam'a vasıl oldum. Köse sakalı gibi seyreldiğini gördüm. Keşke görmeseydim... Orman ürünlerini israf edenlere buğzettim. Milletin beynini ve gönlünü ifsat etmekten başka hizmeti olmayan çok tirajlı gazete patronlarına buğzettim. Adı pencere taktı olsun için, alıcısının plastik doğramaya dönüştüreceğini bildiği halde, sırf günü ucuza savuşturmak adına ağaçlara kıyan müteahhitlere buğzettim. Birilerine rant sağlamak adına her dönem müfredat değiştirip yeniden kitap basılmasını kolaylaştıran siyasi yöneticilere buğzettim. Bana ne, Yalnızçam için buğzettim işte! Ah Yalnızçam! 

 

    Kars'ı serhatları ve kaşarıyla tanırdım. Kars kalesinin heybetini görünce Kars'ı hakkıyla tanımadığımı anladım. O ne ihtişam ya Rabbi! Ayrıca 1985 yılında kiliseden camiiye çevrilen Fethiye camii de mimari açıdan enfes görünümlü. Şehre adeta lezzet katmış. Aras nehri bulanıklığı ile süzülürken, zamanın bizden neleri bulanıklaştırıp sürüklediği hakkında ibretçe akıyor, akıyor, akıyor... Kars Belediye yetkililerinin " kasis görme engelli " olduklarını düşünüyorum. Ya da kasis onarma engelli. Veyahut Kars'lıları engelli yürüme, engelli koşma ya da engelli araba sürme konusunda sanatsal etkinlikleri artsın diye yollarını onarmıyorlar. Her taraf köstebek yuvası gibi. Tevekkeli değil Kars kaporta sanayii zirvede!

 

    Sarıkamış'ı anlatmak için önce Sarıkamış'ta şehadete kavuşan askerlerin hatıratlarını anlamak gerek.

 

    “ Bu yaz, iki alayımızla Yemen’den buraya naklonulduk. Yola koyulmamızdan dört ay sonra buraya ulaştık ki, Arabistan’ın cehennemî sıcagı Köprüköy’deki ayaz yanında nimet-i İlâhi imiş. Burada çadırın perdesi buza kesmis oğlak kulagı gibi kırılmakta ve kopmakta. Bölük kumandanım, beni sıhhiyeye nakletmiş ise de, tabip ve ilaç yokluğundan çaresiz kalıp tekraren takımıma döndüm. Akşam yaklaşınca Köprüköy’e civar dağlardan tipi boşanır. Kumandanimiz, gelecek cuma Başkumandan Enver Paşa Hazretleri’nin teftiş ve hücum için gelecegini müjdeledi. O gelinceye kadar da yün içlik, çorap ve paltolarin verilecegini ve Yemen yazlıklarını atacağımızı müjdeledi. Allah, devlete ve millete acısın. Başkumamandan Paşa Hazretleri’nin gelmesi ile, Moskof’un kahrolacağiıdan ve kâfirin, karşımızdaki tepelerde geceleri seyrettigimiz ocaklı ve mutfaklı karargâhlarını ele geçireceğimizden subaylarimiz çok emin. Şafak söktüğünde 2059 rakimli KızkulağıTepesi’nden Moskof obüs yağdırır ama şükrolsun, zafer bizim olacak. Gece bastırdığında, tepelerdeki Moskof ocaklarının ateşi gözlerimizdeki ayazı tandır közüne tebdil eyler. Başkumandan Paşa Hazretleri acele gelse ki, ateşe kavuşsak...”

 

    90 bin şüheda... Bir mermi sıkmadan şehit düştüler.

    Aç, biilaç...

 

    Milleti yönetmeye yeltenenlerin gaflete hakkı yoktur.

Gafil ya da satılmış ( gaybı ancak Hz. Allah bilir ) yöneticilerin faturasının ödendiği yerdir Sarıkamış.

 

    Sarıkamış'a bir daha gideceğim inşallah.

 

 

    Hürmetlerimle...

 

 

3 Yorum İzli - Yorum ... Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Ne içindeyim zamanın, ne de büsbütün dışında...Yekpare geniş anın, parçalanmaz akışında... Free Counter
Bloguma Teşrif Etmiş

Kategoriler

Gönül Dostları

aysberg
h2so4
rindiseyda
benimeserlerim
nisandayagmur
sevgidamlalari
hulos
bayansanem
gozgumisali
hilye
aslihanyildirim
lalezar46
orkunintifada
kozan
istanbulsevdalisi
medetozgur
karamuratefsanesi
garipyolcu
kerkukunsesi
beyazkedim
ruhumdakimektuplar
subat75
fatihzeki
samatracik2006
genocide
sirin1982


FRANSIZ KALMA - SENDE BLOĞUNDA YAYINLA http://www.blogcu.com/birdirbir

Online E-Devlet Hizmetleri
TC Kimlik No
Vergi Kimlik No
SSK Hizmet Dökümü
İnternet Vergi Dairesi
Motorlu Taşıtlar Vergisi
Telefon Rehberi
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Sonuçları
ÖSS Sonuçları
KPSS Sonuçları
KPDS Sonuçları
LES Sonuçları
TUS Sonuçları
ÜDS Sonuçları
ALS Sonuçları
DGS Sonuçları
Diğer Sınav Sonuçları
ÖSYM Sınav Takvimi
E-Devlet Linkleri:
Devletim.com
Online Hizmetler
Milli Eğitim Bakanlığı
Üniversiteler
Sağlık Bakanlığı
Emeklilik Hizmetleri
Hukuk ve Adalet
Emniyet Hizmetleri
Ekonomik ve Mali İşler
İş ve Eleman Arama
Genel Devlet Kurumları
Bakanlıklar
Valilikler
Belediyeler
Kaymakamlıklar
Siyasi Partiler
Silahlı Kuvvetler
Sivil Toplum
Engelli Sayfaları
Elçilik - Konsolosluklar
Avrupa Birliği
K.K.T.C.
Turizm
Tatil ve Gezi Rehberi
Haber Kaynakları
Diyanet Meali
Elmalılı Y. M.
********************************************* ********************************************* *********************************************